Adana’ya uçuşumuzun ardından rehberimiz ve aracımızla buluşuyoruz.
Gezimize Roma imparatoru Hadrianus tarafından 385’te yaptırılan ve dünyanın halen kullanılan en eski köprülerinden biri olan Taş Köprü ve Adana’nın sembolü haline gelen Sabancı Merkez Cami ile başlıyoruz.
Sonrasında şehir merkezinde yürüyerek kentimizi daha yakından tanıyoruz. Adana’ya özgü sokak lezzetlerini tanıdıktan sonra otelimize dönüyoruz.
Konaklama ve akşam yemeği Adana otelimizde.
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltımızın ardından adı kültürler ve medeniyetler kenti olarak ünlenen Hatay’a hareket ediyoruz.
Antakya merkezde yürüyerek yapacağımız gezimizde öncelikle Habib-i Neccar Cami’yi sonrasında ise tarihi Antakya Evleri’ni göreceğiz.
Ardından 3250 m2 mozaik sergileme alanı ile dünyanın en büyük mozaiklerinin sergilendiği müze unvanına da sahip olan Hatay Arkeoloji Müzesi’ni, İsa’nın havarilerinden biri olan Aziz Petrus’un ilk vaaz verdiği yer olduğuna ve cemaatin ilk kez ‘Hıristiyan’ adını aldığına inanılan St. Pierre Kilisesi’ni ziyaret ediyoruz.
Sonrasında Zeus’un oğlu ışık tanrısı Apollon ve Daphne efsanesinin geçtiğine inanılan Harbiye şelalesine karşı konumlanmış otelimizde akşam yemeği almak üzere otelimize geçiyoruz.
Oteldeki kahvaltımızın ardından Gaziantep’e doğru harekete geçiyoruz.
İlk olarak ünlü Çingene Kızı mozaiğinin sergilendiği Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’ni ziyaret ediyoruz.
Müzenin ardından UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağın’a dahil olan Gaziantep’te kısa bir lezzet turuna çıkıyoruz.
Küşleme, Ali Nazik, Beyran, Baklava ve Katmer gibi lezzetlerin tadına bakıyor ve Gaziantep’in ünlü hanları ve çarşılarında alışverişin keyfini çıkarıyoruz.
Bugün bile işlevi devam eden Naib Hamamı’nın önünde duruyor, 14 Şehitler Anıtı’nı görüyor ve Dokurcum Meydanı’nda bulunan hem Türkçe hem de Göktürk dilinde yazılan Orhun Kitabelerinin replikasını görüyoruz.
Kale-i Füsun ya da Kefen Kalesi olarak adlandırılan Gaziantep (Ayıntap) Kalesi’ni dışarıdan fotoğraflayarak tarihi hanların arasından yürüyor ve Eski şehrin kalbine doğru yol alıyoruz.
Antep’in sedef kakma, tel kırma, bakırcılık gibi meşhur el sanatlarının sergilendiği Zincirli Bedesten, Bakırcılar Çarşısı ve Almacı Pazarlarını gördükten sonra burada alacağımız serbest zamanda yöresel ürünlerin tadına bakıyor, Tarihi Tahmis kahvesicisinde ünlü Menengiç Kahvesini deneyimliyoruz.
Sonrasında Antep’teki otelimize geçiyoruz. Otelde akşam yemeği ve konaklama.
Sabah kahvaltısının ardından tarihin sıfır noktası olarak adlandırılan ve günümüzdeki tarih yazımını değiştiren, değiştirmeye de devam edecek gibi görünen Göbeklitepe’yi ziyaret ediyoruz.
Ardından Mardin’e hareket.
Varışımızla ilk durağımız Kasımiye Medresesi olacak. Öğle yemeğimizi yerel tatlarda aldıktan sonra Deyrulzefaran Manastırı sonraki durağımız olacak. Kadim Süryani kültürünün en önemli merkezlerinden olan manastırda Azizler Evi, Güneş Tapınağı ve Manastır Kilisesini göreceğiz.
Sonrasında yapacağımız Mardin kent gezisinde Ulu Cami ve kiliseleri panoramik olarak görecek, Kayseriyye Pasajı’nın dar sokaklarında alışveriş yapacağız.
Akşam saatlerinde otele transfer.
Akşam yemeği sonrasında dileyen misafirlerimiz Reyhani gecesine katılabilirler.
Sabah kahvaltısının ardından telkârisi ve geleneksel evleriyle ünlü Midyat’a hareket.
Varışımız sonrasında Midyat sokaklarında yürüyüş yapıyor ve ünlü telkâri nasıl yapılıyor görmek için atölyeleri geziyoruz.
Alışveriş için serbest zaman sonrasında doğunun muhteşem antik kenti Dara’yı ziyaret ediyoruz ve sonrasında Mardin’deki otelimize geri dönüyoruz.
Otelde akşam yemeği ve konaklama.
Sabah kahvaltısının ardından yolculuğumuz Diyarbakır’a doğru devam ediyor ve burada bulunan Anadolu’nun ilk camilerinden olma özelliğini gösteren ve İslam dünyasında 5 Harem-i Şerif içerisinde yer alan Diyarbakır Ulu Camii ile Diyarbakır turumuza başlıyoruz.
Cami gezimiz sonrası Haydi Abbas, Yaş 35 yolun yarısı eder gibi şiirleriyle tanıdığımız kıymetli şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı evi müzesini ziyaret ediyoruz. Buradaki gezimizin devamında başka bir yerde örneğine rastlamayacağınız Dört Ayaklı Minare ’ye uğruyoruz.
Buradan ayrılıyor ve bir zamanlar içerisindeki kuyudan sülüklerin çıkartılıp tedavi amaçlı kullanıldığı bir Han’a uğruyoruz.
Günümüzdeki adı halen korunagelmekte olan Sülüklü Han, burada kısa bir çay, kahve molası veriyoruz. Aynı zamanda sevenler için harika peynirler eşliğinde şarap tatma olanağı da mevcut Han’ın içerisindeki sükunetli havadan bizler de faydalandıktan sonra aracımızla buluşuyor ve Mezopotamya’nın dillere destan iki nehrinden birisi olan Dicle’nin altından akıp gittiği On Gözlü Köprü ’ye uğruyoruz.
Köprü üzerinden hem Dicle’yi hem de Diyarbakır Surlarını fotoğraflayabilirsiniz.
Konaklama ve akşam yemeği otelimizde.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrasında siz değerli misafirlerimizle Unesco Dünya mirası listesine giren efsanevi Nemrut dağına tırmanmak üzere Adıyaman’Na doğru yola çıkıyoruz.
Kahta’ya varışın ardından Nemrut Dağı’na hareket ediyoruz. 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklenen Nemrut Dağı, Kommagene Krallığı’ndan kalan arkeolojik buluntulara ev sahipliği yapıyor.
Gün doğumu ve batımının en güzel izlendiği noktalardan biri olan Nemrut Dağı’nda Kommagene kralı Antiochos Theos, Yunan ve Pers tanrı heykellerini, taş oymaları ve mezar tapınağını da göreceğiz.
Bu yorucu ama inanılmaz günün sonrasında Adıyaman’daki otelimize geçiyoruz. Otelde akşam yemeği ve konaklama.
Sabah kahvaltısının ardından Adana’ya doğru hareket ediyoruz.
Yol üzerinde Siyah Gül yetiştiriciliği ile ün yapmış aynı zamanda Cittaslow unvanına da sahip olan Halfeti’de tekne gezisi yapıyoruz.
Batık cami ve terkedilmiş köyü gördükten sonra Adana havalimanına devam ediyoruz.
Yolculuğumuzun sonrasında bir dahaki KAYA tours organizasyonunda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.